12 Şubat 2014 Çarşamba

Jinhao X750

Jinhao X750, çoktandır dolma kalem bloglarında okuduğum/izlediğim ve performansını gerçekten merak ettiğim bir kalemdi. Bendeki 159 ve X450 numaralı modellerinden oldukça memnun olduğumdan, biraz uzun bir süre beklemeyi göze alıp çok uzak diyarlardan bir tane getirttim. Yaklaşık bir aydır da düzenli bir şekilde kullanmaya çalışıyorum. İşte size bu bir aylık izlenimlerim.

Jinhao X750 Genel Görünüm 
Önce görünümle başlayalım. X750 bir kalem irisi, gerçi 159 modeli ondan da iri ancak, 159'u normal dolma kalem ebatlarıyla karşılaştırmak pek yakışık almayacağından bu durumu es geçiyorum. X750 14 cm boyunda, 38 gram ağırlığında torpido tipi bir kalem. Üzerindeki gümüş rengi klips ve halkalarla, kalemin dikkat çekici bir görünüme sahip olduğunu söyleyebilirim. Kapağın altında, marka ve model ile markanın özel logosu işlenmiş halka, kalemi daha da havalı gösteriyor. Kalemin siyah, lacivert, gümüş gibi farklı renklerini bulmanız mümkün. Ben her zaman olduğu gibi klasikten şaşmadım ve mat siyah modelini edindim. Eğer siz de klasik severseniz, aman başka renge meyletmeyin derim, pişman olmazsınız .

Yukarıdan aşağıya X750, X450 ve 159 modelleri
Kalemi elinize aldığınızda, büyüklüğü ve ağırlığı ile sizde tok ve sağlam bir kalem hissiyatı oluşuyor. Ağırlığına rağmen kalemin ergonomisi standartların altında değil. X450 modelinin ön bölümünde, ergonomiyi arttırabilmek için parmakların oturduğu tırtıklı bölümler var. X750'de ise bu yok. Fakat ön bölümdeki içe doğru kavis o kadar iyi ayarlanmış ki, kalem parmaklarınıza tam oturuyor. Yumuşak yazımlı bu kalemle uzun süre yorulmadan yazmanız mümkün.
 
Ön kısım ve uç karşılaştırması. Bu sefer soldan sağa X750, X450 ve 159.
X750'nin kayda değer özelliklerinden biri de 6 numara ucu. Yaklaşık 2,2 cm uzunluğudaki uç çelik. Üzerindeki 18Kgp işlemesi "Acaba 18 karat altın mı kaplı?" sorusunu akla getirse de, kalemin fiyatı dikkate alındığında, bu ihtimal çok olası gözükmüyor. Bendeki kalın (broad) uçlu model ve mürekkep akışı gayet iyi. Zaman zaman yaşanabilen atlama ve kurumaların sebebi uç değil, kalemin en zayıf halkası olan ve kalemle beraber gelen kartuş dönüştürücü. Anladığım kadarıyla fiyatın makul seviyede kalabilmesi için kaleme göre oldukça düşük kalitede tutulmuş. Gerçi kalem standart uluslar arası kartuşlarla da uyumlu olduğundan, kartuşla veya farklı bir standart dönüştürücüyle de kullanabilirsiniz.

X750'nin 6 numaralı ucu

X750 genel değerlendirmede, özellikle fiyat performans oranına bakıldığında, ortanın oldukça üzerinde, fiyatından çok daha fazlasını size verecek olan bir kalem. Eğer günlük rotasyonunuzda farklı ve şık bir kalem olsun istiyorsanız, tavsiye ediyorum. İnternet üzerinden uygun fiyata temin edebilirsiniz, ancak biraz beklemeyi göze almalısınız.


Saygılarımla.

Dolma kalem inceleme formu





26 Ocak 2014 Pazar

Scrikss OSCAR 39

(scrikss.com.tr'den alınmıştır)

Beğenelim veya beğenmeyelim, ülkemizde dolma kalemden konuşuyorsak, lafa Scrikss markasının karışmaması mümkün değil. Bu seferki incelememizin konusu markanın 2012 yılı başında piyasaya sürdüğü, 2013 kataloğunda Elegance Koleksiyon olarak adlandırılan kalem grubunun içinde geçen OSCAR 39 modeli. Yıllardır modellerine sadece numara veren marka, bir süredir bu numaraların önüne isimleri de ekledi. Dikkat çekici olan, isimlerin neredeyse tamamının yabancı kaynaklı olması. Firma bunun sebebi olarak kırktan fazla ülkeye yaptığı ihracatı gösterse de, ben çok daha güzel Türkçe isimlerle bu ülkelerde marka olunabileceğine inananlardanım.

Bu alevlenmeye çok müsait tartışma konusunu bırakıp, incelememize geçelim. Elimdeki kalem modelin titanyum kaplı olanı. Aynı modelin siyah, lacivert, krom veya altın kaplı olanlarını da edinebilirsiniz. Önce Titanyum elementi hakkında biraz bilgi vermekte fayda var. Titanyum 22 numaralı element ve simgesi Ti (bulmacalarda karşınıza çıkabilir diye yazıyorum). 18. yüzyılın sonlarında bulunmuş. Titanyumun en önemli iki özelliği, hafif özgül ağırlığına rağmen çok sağlam olması (özgül ağırlık - sağlamlık oranı en yüksek metal) ve tuzdan (iyottan) kaynaklanan korozyona karşı dayanıklılığı. Denizle ilgisi olanlar korozyonun, yaygın bilinen adıyla pasın metal üzerindeki etkisini gayet iyi bilirler. Hatırlatmak isterim ki, yüksek oranda tuz içeren insan teri de aynı tahrip edici etkiye sahiptir. 



Kalem, Titanyum elementi ile kaplanmış parlak füme rengindeki kapak ve gövdesi ile çok şık duruyor.Gövde tasarımında klasik Scrikss çizgileri korunsa da, kapak tasarımı çizginin dışına çıkmış. Kapağın üst kısmı yaklaşık 45 derecelik bir açıyla kesilmiş düz bir yüzeye sahip. Klips şekil olarak 35 modelinin aynısı, ancak daha sağlam duruyor. Kapağı boyuna kesen oluklar ise kaleme sportif bir görünüm kazandırmış.


Gövdenin altındaki ön bölüm metal ve siyah renkli. Dikkatimi çektiği için, kalemin bu bölümünü bendeki farklı isimsiz bir kaç dolma kalemin ön kısımlarıyla karşılaştırdım. İridyum noktalı paslanmaz çelikten ucun üzerindeki Scrikss yazısı dışında bire bir aynılar (bakınız aşağıdaki resim). Bu duruma iki farklı açıdan bakabilirsiniz. İyimser bakış: standardizasyon iyidir, gerekirse marka bağımlılığı olmadan yedek parça bulabilirim. Kötümser bakış: marka ucuza kaçıp hercai parçalar kullanmış, böyle özgün model olur mu? Karar sizin.



Benim OSAR 39 üzerine söyleceğim son söz, sağlam ve şık görünümlü bu kalemin uç performansı vasatın üzerine çıkamıyor. Kalemliğinizde şık durabilir, ancak esas yapması gereken iş olan yazma konusunda fazla bir beklentiniz olmasın.


Saygılarımla.   

10 Ağustos 2013 Cumartesi

Üçü Bir Arada: Lamy Safari, Schneider Base ve Pelikan Pelikano




Giriş seviyesi dolma kalemleri çok severim. Uygun fiyatları ve her zevke hitabeden çeşitlilikleri ile yeni başlayanlara yazma keyfi aşılarken, kıdemli kalemseverlerin de koleksiyonlarını zenginleştirirler.

Başlangıç seviyesinde bir dolma kalemin üç temel özelliğini önemli buluyorum: (1) işlevsellik (2) düşük fiyat (3) sağlamlık. İsterseniz biraz açalım konuyu. Bir kalemin ana işlevi doğal olarak yazmaktır. Eğer bir dolma kalem, fiyatı ne kadar düşük olursa olsun, o ya da bu sebeple bu işlevi size keyif veren bir şekilde yerine getirmiyorsa sahip olmaya değmez. En nihayetinde şu kısacık hayatta yazma eyleminden keyif almak için kullanmıyor muyuz dolma kalemi? Düşük fiyat göreceli bir kavram, bazısı bir kaleme iki liradan fazlasını vermeyi müsriflik olarak görebilir, kimi de yüz liranın altındaki bir dolma kalemi evine sokmayabilir. Benim için bu fiyat aralığı 20-60 lira arasıdır. Altındaki fiyatlara ihtiyatla yaklaşırım. Üstündeki fiyatlarda ise, eğer bütçemi zorlayabilirsem biraz daha kalitelisini almak isterim. Başlangıç seviyesinde bir kalemi pek sakınmadan kullanacağımıza göre, sağlam olması ve biraz da hoyrat taşıma ve kullanım koşullarına dayanması da önemli diye düşünüyorum. Bu liste ergonomi, albeni gibi özellikler ile uzatılabilir, ama dediğim gibi, bence en önemli özellikler bunlar.

Lafı daha fazla eveleyip gevelemeden ana konumuza gelelim. Bu yazıda etrafınızdaki kırtasiyelerde veya internette rahatça bulabileceğiniz üç farklı markanın giriş seviyesinde dolma kalem modellerni karşılaştırmalı olarak inceleyeceğim. Belki aranızda bu modellerden birine sahip olmak isteyenler vardır ve onların karar vermelerine yardımcı olabilirim.

Marka ve modellerimiz şunlar: Lamy Safari (LS), Schneider Base (SB) ve Pelikan Pelikano (PP). Yazını kalan kısmında kendilerini, hem fazlaca reklama mahal vermemek, hem de okunabilirliği arttırmak amacıyla parantez içindeki kısaltmalar ile anacağız. İncelememiz her zamanki başlıklarda olacak, sırayla başlayalım.



1. Görünüm: 
En sade olan LS'den başlayalım. İki yandan düzleştirilmiş boru tipi gövde üzerinde sadece mürekkep seviyesini gösteren iki oval delik ve en uç kısma kazınmış marka ismi var. Kalemin markaya özgü metal klipsli kapak ve tutamak kısmı gövde ile aynı renkte. Hem iş hem de keyif için rahatlıkla kullanılabilir bir görünüme sahip.

SB marka tarafından ilave olarak "Neon" olarak adlandırılmış. Boru tipi gövdenin bir tarafında parlak renkli, üzerinde aynı renkte mat şeritler bulunan bir dikdörtgen plaka yerleştirilmiş. Bendeki parlak turkuaz, farklı renkleri de var kuşkusuz. Ayrıca tutamak kısmı da bu renkte plastik ile kaplı. Bir tasarım harikası diyemem ama idare ediyor. SB'nin en dikkat çeken kısmı ise normalden olukça iri kapağı. Kapak üzerindeki yekpare krom kaplı klips o kadar dikkat çekici ki, klips mi kaleme iliştirilmiş yoksa kalem mi klipse, anlamak mümkün değil.

PP gençlere yönelik üretilmiş sportif görünümlü bir kalem. İlerici ve heyecan verici. Özellikle kapak benim gördüğüm en özgün tasarım, dolma kalem kapağına indirgenmiş bir uzay başlığını andırıyor. Ancak klips en kalemdeki en zayıf halka. Nispeten kalın derili kalemliklere yerleştirirken, benim yaptığım gibi, kırmanız mümkün. Gövde, kapak ve tutamak iki renkli olarak tasarlanmış ve renkler iyi harmanlanmış. Gövde ile tutamağı birleştiren kısım mürekkep rengini ve seviyesini görebilmeniz için saydam üretilmiş. Ciddi iş toplantılarınızda ortamı yumuşatmak için rahatlıkla kullanabilirsiniz.  

2. Ergonomi ve Yazım Kolaylığı:
Şüphesiz bu alanda LS önde. Kalemin büyüklüğü, dolayısıyla dengesi ve tutamak kısmı uzun yazımlar için oldukça ergonomik tasarlanmış. PP'nin egonomisi de göz dolduran cinsten. Gövdesi balina formunda ve elinize tam oturuyor. Tutamak kısmı parmaklarınızı rahatlatabilmek için yumuşak materyal ile kaplanmış. Sağ ve sol ellerini kullananlar için ayrı geliştirilmiş versiyonlarını bulmanız mümkün. SB bu alanda en geride kalan kalem. Tutamak kısmı plastikle kaplanmış olmasına rağmen bir süre sonra parmaklarınızda sızlamalar başlıyor.



3. Uç performansı:
Her üç kalemin de uçları iridyum toplu paslanmaz çelikten. Kalınlıkları orta ve performansları gayet tatminkar. LS biraz daha ıslak yazıyor, ayrıca farklı kalınlıkta uçlarını edinmeniz mümkün. LS ve PP'nin uç formları birbirlerine çok yakın. SB'nin ucu gövdeden damağa doğru açılı çıkıyor ve üzerinde marka logosu bulunuyor. Bu nedenle kalınlığı gösteren harf sağ kenara işlenmiş.



4. Dolum Sistemi:  
SB ve PP standart kısa veya uzun kartuş kullandığından bu konuda en avantajlı olanlar. Herhangi bir markaya bağımlı kalmadan dolum yapmanız mümkün. Aynı zamanda standart kartuş uyumlu konverterleri de kalemlerle beraber kullanabilirsiniz. LS ise sadece marka tarafından üretilen T10 model kartuş veya T24 model konverter ile kullanılabiliyor ki, bu da marka bağımlılığı demek.

Son olarak, incelemesini yapmaya çalıştığım bu kalemleri kırtasiyelerden veya internet üzerinden 30-50 lira arasında edinebilirsiniz. Ülkemizdeki fiyat politikaları malumunuz, mümkünse en az iki üç farklı yerden fiyat almakta fayda var. Ayrıca halen Türkiye'deki en iyi başlangıç seviyesi dolma kalemin Scrikss 33 olduğunu düşünüyorum. Eğer bu üçü arasındaki kişisel tercihimi soracak olursanız, ergonomisi ve her ortamda kullanılabilirliği nedeniyle LS derim.

Saygılarımla.

NOT:
Bir hususu bir kez daha vurgulamakta fayda görüyorum. Bu blogdaki hiç bir yazı uzman görüşü değildir. Tamamı amatör bir kalem heveslisinin kişisel gözlem ve düşüncelerinden oluşturulmuştur. Lütfen bu gözle okuyun.
Yukarıdaki üç kaleme ait daha ayrıntılı incelemeler için tıklayın:
Schneider Base
Lamy Safari
Pelikan Pelikano


          

7 Temmuz 2013 Pazar

Lacivert Mürekkep Meselesi

Lacivert renkte mürekkepleri hem ağır başlı, hem de heyecan verici bulmuşumdur. Bu nedenle günlük kullanımda en fazla tükettiğim renktir. Tabii ben lacivert diyorum ama, bazı markalar bu rengi (İngilizcesinden doğrudan tercüme olsa gerek) mavi-siyah olarak nitelendiriyor. Bu çeviriyi yapanları düzgün Türkçe'ye davet ediyor, ve elimdeki lacivert renkli mürekkepler hakkındaki düşüncelerimi sizlere paylaşmak istiyorum. Sıralama en az beğenilenden en fazla beğenilene doğru yapılmıştır.

Sheaffer Blue-Black: Neden lacivert kategorisine girdiğini gerçekten merak ediyorum. Solgun, çokça yeşile kaçan, kullanmaktan haz almadığım bir renk. İstediğiniz gerçek bir lacivert ise uzak durun derim.

Rohrer & Klinger Verdigris : Aslında bu mürekkep de lacivert değil, yoğun yeşil tonlu mavi ve siyah karışımı. Ancak Sheaffer lacivert ile karşılaştırılabilir, ve ondan daha iyi. En azından parlak bir koyuluğu var.

Lamy Blue/Black : Lamy'nin kalemde gösterdiği mahareti mürekkepte gösteremediğini düşünüyorum. Solgun ve siyaha kaçan renkte. Uzunca süre denedim, akışkanlığı da tatmin edici değil.

Monteverde Blue/Black: Tonlama olarak Lamy'den biraz daha maviye yakın, ancak parlaklığı benim için tatmin edici değil. Gene de lacivert'in hakkını veriyor.

Parker Quink Blue-Black: Uzun süre iş için beş yaşın üzerinde bir şişe Parker lacivert kullandım ve eğer buradaki örnek o olsaydı, birinci olurdu. Deneme için kullandığım şişeden çıkan turkuaz ağırlıklı bir lacivert olunca, ancak ikincilikte kaldı. Ucuz olması ve kolay bulunabilirliği şüphesiz onu kullanımda ilk sıraya oturtuyor.

Pilot Blue Black: İşte gerçek lacivert diye buna derim. Pilot kalemlerindeki ustalığını, Lamy'nin aksine, mürekkepte de aynen göstermiş. Akıcılığı mükemmel. Küçük bir kusuru var, ülkemizde kırtasiye raflarında bulmak pek mümkün değil. Bu yüzden kullanırken çok cimri olmakta fayda var.

Aşağıdaki resimde mürekkeplerin kağıt üzerindeki hallerini de görebilirsiniz. Sizin de fark edeceğiniz gibi, mürekkep şişede durduğu gibi durmuyor ve kağıtla buluştuğunda ortaya beklenenden (veya üretici tarafından iddia edilenden) farklı renkler çıkabiliyor. Hemen belirteyim, kağıt olarak 80 gramlık Rhodia kullandım.


Sağlıcakla kalın.


30 Haziran 2013 Pazar

Clairefontaine'e Yazmak



Bir kez dolmakalem bağımlısı oldunuz mu, başka bağımlılıklar sahibi olmanız da kaçınılmazdır. Bunların en tipiklerinden bir şüphesiz "dolmakalem dostu" kağıt/defter bağımlılığıdır. Düşük gramajlı kağıttan üretilmiş sıradan defterler dolmakaleminizden süzülen mürekkebi dağıtıp, canım el yazınızı okunmaz hale getirince, bu keyfin olmazsa olmaz bir parçasının kaliteli kağıttan üretilmiş defterler olduğunu anlarsınız. İşte bu yazının konusu olan Clairefontaine defterler de, dünya üzerindeki domakalem severlerin bu dertlerine derman olmak üzere üretilmektedir.

Bu defterlerle benim tanışıklığım sadece dört-beş yıl öncesine uzansa da, Fransız orijinli bu şirket 1858 yılında defter ve kağıt ürünleri üretimine başlamış. Şirket 1950'li yıllarda yapığı atılımla sadece kendi ülkesinde değil, dünyada da bilinir bir marka haline gelmiş. Günümüzde modern teknolojiyi kullanan Clairefontaine, genişlikleri 3,40 metreyi bulan iki kağıt makinası ile dakikada 1000 metrenin üzerinde kağıt üretme kapasitesine sahip, ki bu miktar saatte 15 tonun üzerinde kağıt demek.

Eğer bu markayı kullanıyorsanız bilirsiniz, aklınıza gelebilecek her tip ve boyutta Clairefontaine defter bulunmasına rağmen, ne zaman, nereden ve hangisini alırsanız alın defterlerin yüksek standartları aynıdır, size kötü sürpriz yaşatmaz. Tabii ki bunun en önemli sebebi de, şirketin ham madde seçiminden, üretim sonrası testlere  kadar hassasiyetle uyguladığı kalite kontrol süreci. Belirtilmesi gereken bir diğer hususu ise, Clairefontaine'in sadece üretim değil AR-GE'de yaptığı. Şirket daha düşük enerji ile çevre dostu, daha parlak ve yüksek kaliteli kağıt üretimi için araştırma yapan bir bölüme sahip.

Şimdi gelelim bu defterleri "dolmakalemin ve dolmakalem severin dostu" yapan önemli özelliklerine. Şüphesiz en önemlisi, ultra pürüzsüz yüzeyi ile yazma eylemini tadına doyulmaz bir keyif haline getiren 90 gramlık parlak beyaz kağıdı. "Bir deftere bu kadar para verilir mi?" diye soran arkadaşlarıma ilk söylediğim şey her zaman "bir dokun bakalım şu kağıda, ondan sonra konuşalım" olmuştur. İnanın, kağıda dokunduktan sonra onların suratlarında oluşan şaşkınlıkla karışık hayranlık ifadesini seyretmek, en az Clairefontaine'e yazmak kadar keyif vermiştir bana. Ürün çeşitliliği, kapak ve cilt kalitesi, sürprize mahal bırakmayan yüksek standartlar sayabileceğim diğer özellikler. Daha geniş gözden geçirmeler için lütfen buraya ve buraya tıklayın.

Tüm bu güzel özelliklerin bir de bedeli var haliyle. Artık internet üzerinden sipariş verebileceğiniz  Clairefontaine defterler, her ne kadar üç dört sene önceki astronomik rakamlarda olmasa da, normal defterlere oranla daha pahalı. Ancak unutmayın, hayat ucuz kırtasiye kullanmaya değmeyecek kadar kısadır!

Sağlıcakla kalın.

              

30 Ocak 2013 Çarşamba

Pelikan Level 65 Dolma Kalem




Maceralı bir kargo yolculuğundan sonra dün elime ulaşan Pelikan Level 65 dolma kalemi ayağının tozuyla inceleme altına alıyoruz. Kalem kendine has dolum sistemi ile uyumlu 50 ml'lik Pelikan mavi mürekkep ile takım halinde geliyor. LEVEL 65'i benzerlerinden ayıran dolum sisteminin detaylarını incelemenin ilerleyen kısmına bırakıp fiziksel özelliklere bakalım isterseniz.

Kalem başlangıç seviyesinde olduğu için malzeme ucuz tutulmuş, tüm gövde ve kapak sert plastikten imal. Ancak kapak ve gövde tasarımındaki Pelikan ustalığı, kullanılan canlı renkler kalemi ederinden daha şık gösteriyor. Siyah yarı şeffaf gövdenin tamamı mürekkep haznesi olarak kullanıldığından, gövde mürekkeple dolu iken parlak siyah bir renge bürünüyor.

Huni şeklindeki kapak sayesinde, kalemi masa üzerinde dik olarak bırakmak mümkün. Kapak gövdeye takılarak kullanıldığında ise kalemin görünümü birden sınıf atlıyor. Kapak, gövdenin en üstündeki dolum bölümü ve tutacak kısım aynı renkte üretilmiş. Bendeki model resimlerde de gördüğünüz gibi sıcak, canlı bir sarı. Yeşil, beyaz, kırmızı gibi renkler de mevcut.

Pelikan LEVEL 65 kapağı gövdeye takılı iken.


Pelikan Level 65'i iri bir dolma kalem olarak kabul edebiliriz. Kalın gövdenin tutacak kısmı her ne kadar ergonomik tasarlanmış olsa da, kullanılan sert malzeme nedeniyle uzun yazımlarda elinizi rahatsız etmesi yüksek ihtimal.

LEVEL 65'in ucu diğer başlangıç seviyesi Pelikan kalemlerin sahip olduğu standart paslanmaz çelik uçlar ile aynı. Karşılaştırma amacıyla, aşağıdaki resimde soldan sağa doğru sırasıyla LEVEL 65, Pelikan Grand Prix ve Lamy Safari uçlarını görebilirsiniz. Bu basit tasarım, diğer modellerde olduğu gibi, LEVEL 65'te de yüksek performansla iş görüyor ve tıkanma, atlama yapmadan kesintisiz ve keyifle yazmanızı sağlıyor.

Pelikal LEVEL 65 uç karşılaştırması

Şimdi gelelim kalemi özgün kılan dolum sistemine. En azından benim sahip olduğum bütün dolma kalemler dolum için kalem ucunu kullanırken, Level 65 gövdenin üst kısmındaki özel bölümden dolduruluyor. Başta da belirttiğim gibi, buna uygun özel mürekkep şişesi kalemle birlikte geliyor. Mürekkep şişesini gövdenin üstüne yerleştirdikten sonra dolum için sıkmanız gerekiyor, ta ki mürekkebin dolmasıyla yükselen iç basınç sizin şişeyi sıkmanıza engel olana kadar.

Gövdenin üstündeki mürekkep doldurma bölümü

Gövde büyük mürekkep rezervuarı ve daha küçük yazma haznesi olarak ikiye bölünmüş. Eğer kalemi ilk defa dolduruyorsanız, veya yazma haznesindeki mürekkep bittiyse, aynı zamanda açma kapama valfı olarak işlev gören gövdenin üstündeki dolum bölümünü kullanarak bu kısıma mürekkep transferi yapmanız gerekiyor. Bu süreci mürekkep doldurmada sıra dışı bir deneyim olarak tanımlayabiliriz. Tüm bu işlemleri düzgün şekilde yapabilmeniz için basit bir işaretleme sistemi kullanılmış. Bu sayede kalem neredeyse 5-6 ml. mürekkep alabiliyor. Zaten kalemin boş ve dolu halleri arasındaki ağırlık farklarını elle hissedebiliyorsunuz. Bu tip bir dolum sistemi için düşünebildiğim en anlamlı neden de bu açıkçası: mürekkep kapasitesini en üst seviyeye çıkartmak için piston mekanizmasının kaplayacağı hacimden tasarruf etmek.

Level 65'in doldurulması (kendi kullanıcı kılavuzundan alınmıştır)

Sonuç olarak LEVEL 65 sade tasarımı, canlı renkleri, özgün mürekkep dolum sistemi ve yüksek mürekkep depolama kapasitesi nedenleriyle kendinden bahsedilmesini hak eden bir kalem. Kalemin hatırı sayılır irilikteki kapağı (ki bu kalemlik ve cepte taşınmayı zorlaştırabilir) ve dolum için kendine has bir mürekkep şişesine ihtiyaç duyması önemli dezavantajları.  Değer mi diye soracak olursanız, mühendislik becerisi açısından tasarımı kayda, çok yazıyor ve sürekli mürekkep doldurmak istemiyorsanız kullanmaya, özgün tasarımından dolayı dolma kalem koleksiyonunuza dahil etmeye değer derim. Artık üretimden kalktığı da göz önüne alınırsa, bulursanız kaçırmayın. Vesileyle, bir Pelikan LEVEL 65 sahibi olmamı mümkün kılan sayın Ali İkizkaya'ya teşekkürlerimi sunuyorum.

Değerlendirme formu

15 Eylül 2012 Cumartesi

Scrikss Model 419 Dolma Kalem



Gözlerinizi kapatın ve bir dolma kalem hayal edin. İşte o hayal ettiğiniz dolma kalemle büyük oranda örtüşecek olan Scrikss 419 modeli, sade, işlevsel ve uyumlu tasarımıyla klasik bir dolma kalemin tüm çizgilerini taşıyor. Burada klasik sözcüğünü "üzerinden çok zaman geçtiği halde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak gösterilen" anlamında kullanıyorum (bkz. TDK Türkçe Sözlük). 


Scrikss-419 ve diğer Scrikss'ler

Scrikss-419 ve diğer Scrikss'ler, kapaklar açık halde
Orta boyutta bir kalem olarak değerlendirebileceğimiz 419 modelinin kapaklı hali 12,5 cm uzunluğunda. Scrikss'in diğer modelleri ile çekilmiş resimler size kalemin büyüklüğü konusunda daha iyi bir fikir verecektir. 
 
Kalem abartısız, birbiriyle uyumlu parçalardan oluşuyor. Gizli piston sistemini hareket ettirmenizi sağlayan ve gövdenin en üst ucunu oluşturan kısım gövdeye o kadar iyi eklemlenmiş ki, bu kısmın gövdeden ayrı hareketli bir parça olduğunu fark etmeniz neredeyse imkansız. Sanırım kullanıcıyı bu konuda “uyarmak” amacıyla, bu kısmı gövdeden yaklaşık yarım milim daha dar tasarlamışlar. Gövdenin ortasında, kapak dişlerinin hemen üstünde kalemdeki mürekkep miktarını görebileceğiniz hazneye ait yarı saydam bir kısım mevcut. Gövdenin üst ucunda olduğu gibi, bu kısım da gövdeye çok iyi oturtulmuş. Kapaktaki yüzük, klips ve uç altın kaplama. Bendeki kalem bordo ve bu renk kombinasyonu kalemi gerçekten çok şık gösteriyor. Siyah olan modeli dünya gözüyle canlı olarak görebilmiş değilim, ancak İnternet üzerindeki resimlerden, o kombinasyonun da daha aşağıda kalmadığı aşikar.


Scrikss-419 kapaksız görünüm

Eğer elleriniz çok iri değilse, 419'u kapaksız olarak rahatlıkla kullanabilirsiniz. Kapaklı kullanımda da kalemin dengesi iyi korunmuş olduğundan, yazarken zorluk çekmezsiniz. Kullanılan malzeme nedeniyle kalem oldukça hafif. Benim viralı kapaklı kalemlerde sıkıntısını çektiğim durum bu kalemde de mevcut, kapak dişleri uzun yazımlarda parmaklarınıza rahatsızlık veriyor.


Altın kaplama ruthenium uç
419'un altın kaplamalı ruthenium ucu inceye yakın yazıyor ancak ucun üzerinde kalınlığını belirten herhangi bir harf bulunmuyor. Bu konuda Scrikss'in İnternet sayfasında ve çevrim içi kataloğunda da herhangi bir bilgi bulamadım. Uç orta ıslaklıkta, akıcı ve yazarken atlama yapmıyor. Kalemin kapağı kapalı haldeyken iki üç gün yazmasanız dahi kurumayan, size “zor başlangıç” yaşatmayan bir uç.

419'un mürekkep dolum sistemi “vidalı gizli piston sistemi” olarak belirtilmiş. İsimden de anlayacağınız gibi, siz dışarıdan dolum sistemi ile ilgili, haznenin içindeki mürekkebin bir kısmını görebileceğiniz yarı şeffaf bölümü haricinde, herhangi bir aksam göremiyorsunuz. Mürekkep doldurmak için yapmanız gereken kalemin ucunu mürekkep şişesine batırıp, önceden sola döndürerek açtığınız gövdenin üst ucundaki viralı kısmı sağa doğru döndürerek kapatmak. Mekanizmayı hareket ettirmek için beklediğinizden biraz daha fazla güç uygulamanız gerekebilir, aman dikkat, orantısız güç kaleme zarar verebilir. İki yıldan uzun bir süredir herhangi bir problemle karşılaşmasam da, bence bu kalemin en hassas kısmı mürekkep dolum sistemi. Tam olarak nasıl çalıştığını çözmek için kalemi sökmeniz gerekebilir, ki bu mümkün müdür bilmiyorum. Piyasada artık bulunmayan bir model olduğu için de denemeye niyetim yok açıkçası.

Seksenli yılların sonunda bu ülkede tasarlanmış ve üretilmeye başlanmış olan Scrikss 419'un üretimi iki binli yılların başında durdurulmuş. Malzeme kalitesi ve klasik tasarımıyla, örneğin bir uzak doğu efsanesi olan Pilot 78G'den hiç de aşağıda olmadığını değerlendirdiğim bu modelin neden üretim hattından çekildiğini anlamak gerçekten zor. Yeniden üretilir mi bilmem ama, bence daha şimdiden Scrikss'in efsaneleri arasına girmiş olan bu kült kaleme herhangi bir yerde rastlarsanız aman kaçırmayın derim.


Scrikss-419 inceleme formu